Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Nedir?

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), düşüncelerimizin, duygularımızın, bedensel tepkilerimizin ve davranışlarımızın birbirini nasıl etkilediğini temel alan; kişinin sıkıntısını sürdüren düşünce ve davranış örüntülerini fark etmesine ve değiştirmesine yardımcı olan yapılandırılmış, hedef odaklı ve bilimsel olarak araştırılmış bir psikoterapi yöntemidir. BDT'de amaç "olumlu düşünmek" değil, daha gerçekçi ve işlevsel düşünmek ve kaçınılan yaşam alanlarına adım adım geri dönebilmektir.

Bu sayfayı, "BDT nedir, seanslarda ne yapılır, ev ödevleri neye benzer, bana uygun mu?" sorularına yanıt arayanlar için hazırladım.

BDT nedir? Kısa bir tarihçe

BDT, İngilizce Cognitive Behavioral Therapy (CBT) teriminin Türkçe karşılığıdır. İki kökten beslenir:

  • Davranışçı terapi: 20. yüzyılın ortasında öğrenme ilkelerine (koşullanma, pekiştirme) dayanan yöntemler geliştirildi. Korkulan duruma kademeli olarak yaklaşmayı temel alan maruz bırakma çalışmaları bu kökten gelir.
  • Bilişsel terapi: 1960'larda psikiyatrist Aaron T. Beck, depresyondaki kişilerin kendileri, dünya ve gelecek hakkında tekrar eden olumsuz düşünceler taşıdığını gözlemledi ve bu düşüncelerin sorgulanmasına dayanan bilişsel terapiyi geliştirdi. Aynı dönemde Albert Ellis de Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi'yi (REBT) ortaya koydu.

Bu iki gelenek zamanla birleşerek bugün "BDT" dediğimiz yaklaşımı oluşturdu. Günlük dilde kullanılan "bilişsel terapi" ifadesi de çoğunlukla BDT'yi anlatır. Sonraki yıllarda kabul ve kararlılık terapisi (ACT) ve farkındalık temelli bilişsel terapi gibi, BDT ailesi içinde sayılan yeni yaklaşımlar da gelişti.

Bilişsel model: olay değil, olaya verdiğimiz anlam

BDT'nin temel varsayımı şudur: Bir durumun bizi nasıl hissettireceğini büyük ölçüde o duruma yüklediğimiz anlam belirler. Aynı olay, farklı yorumlarla bambaşka duygulara yol açabilir.

Örneğin bir arkadaşınız mesajınıza saatlerce yanıt vermediğinde:

  • "Bana kızdı, beni artık istemiyor" diye düşünürseniz kaygı ve üzüntü duyar, belki üst üste mesaj atarsınız.
  • "Muhtemelen işi yoğun" diye düşünürseniz görece sakin kalır, gününüze devam edersiniz.

Beck'in modelinde düşünceler üç katmanda ele alınır:

  • Otomatik düşünceler: Bir durum karşısında kendiliğinden, hızla beliren ve çoğu zaman sorgulanmadan doğru kabul edilen düşünceler ("Rezil olacağım", "Beceremem").
  • Ara inançlar: Kişinin kendine koyduğu kurallar, tutumlar ve varsayımlar ("Hata yaparsam insanlar bana değer vermez", "Her şeyi kontrol etmeliyim").
  • Temel inançlar: Kişinin kendisi, başkaları ve dünya hakkında erken yaşlardan itibaren oluşan mutlak kabuller. Olumsuz temel inançlar literatürde genellikle üç başlıkta toplanır: çaresizlik ("Yetersizim"), sevilmezlik ("Sevilmeye değer değilim") ve değersizlik ("Değersizim").

Terapide genellikle önce en kolay fark edilen katmandan, yani otomatik düşüncelerden başlanır; süreç ilerledikçe bu düşünceleri besleyen kurallar ve inançlar üzerinde çalışılır. Davranış tarafında ise kaçınma, güvence arama, kontrol etme ve geri çekilme gibi kısa vadede rahatlatan ama uzun vadede sorunu sürdüren davranışlar hedef alınır.

BDT hangi sorunlarda kanıta dayalıdır?

BDT, üzerinde en çok araştırma yapılmış psikoterapi yöntemlerinden biridir. İngiltere Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmeliyet Enstitüsü (NICE) kılavuzları, aşağıdaki tablolarda BDT'yi veya BDT temelli yöntemleri önerilen psikolojik tedaviler arasında sayar:

  • Depresyon: Bilişsel çalışma ve davranışsal aktivasyon. Ayrıntılar için depresyon sayfasına bakabilirsiniz.
  • Yaygın kaygı bozukluğu: Endişe döngüsü, belirsizliğe tahammülsüzlük ve kaçınma üzerine çalışma.
  • Panik bozukluk ve agorafobi: Bedensel duyumların felaket gibi yorumlanması ve kaçınılan yerlere kademeli dönüş. Bu tablo agorafobi sayfasında ayrıntılı anlatılıyor.
  • Sosyal kaygı bozukluğu: Olumsuz değerlendirilme korkusu, güvenlik davranışları ve davranış deneyleri.
  • Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB): Maruz bırakma ve tepki önleme (ERP). Bkz. OKB.
  • Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB): Travma odaklı BDT.
  • Yeme bozuklukları: Özellikle bulimiya ve tıkınırcasına yeme bozukluğunda yeme bozukluklarına özgü BDT.

Özgül fobilerde maruz bırakma temelli yöntemler, sağlık kaygısında ve ölüm korkusu gibi kaygı örüntülerinde de BDT yaygın olarak kullanılır.

Öfke kontrolü, erteleme, mükemmeliyetçilik ve düşük özgüven gibi alanlarda da BDT teknikleri kullanılır; ancak bunlar tek başına tanı olmadığı için kanıt tanılara göre daha dağınıktır ve çalışma kişinin genel tablosuna göre uyarlanır. Uzun süredir devam eden, ilişkilerde ve yaşamın pek çok alanında tekrar eden kişilik örüntülerinde ise BDT'den türeyen şema terapi gibi yaklaşımlar daha uygun olabilir.

BDT nasıl uygulanır? Bir seansın yapısı

BDT seansları sohbet akışına bırakılmaz; belirli bir yapısı vardır. Bu yapı, sınırlı zamanın en verimli biçimde kullanılmasını ve kişinin terapiden sonra da kullanabileceği becerileri öğrenmesini sağlar. Tipik bir seans şöyle ilerler:

  1. Kısa kontrol: Geçen haftanın ve duygu durumunun kısaca değerlendirilmesi. Gerektiğinde Beck Depresyon Envanteri veya Beck Anksiyete Envanteri gibi kısa ölçekler kullanılabilir; bu ölçekler tanı koymak için değil, değişimi izlemek için kullanılır.
  2. Gündem belirleme: O seansta hangi konular üzerinde çalışılacağına birlikte karar verilir.
  3. Ödevin gözden geçirilmesi: Bir önceki haftanın çalışması konuşulur: ne işe yaradı, neler zorladı, ne öğrenildi?
  4. Gündem maddeleri üzerinde çalışma: Bir düşüncenin incelenmesi, bir davranış deneyinin planlanması, bir becerinin seansta prova edilmesi gibi.
  5. Özet ve yeni ödev: Seansta öğrenilen özetlenir ve bir sonraki haftaya taşınacak çalışma birlikte belirlenir.
  6. Geri bildirim: Seansın nasıl geçtiği, neyin yardımcı olup olmadığı konuşulur.

BDT'de terapist ile danışan "işbirlikçi empirizm" denen bir ilişki içindedir: Düşünceler doğru ya da yanlış ilan edilmez; birlikte merak edilir ve kanıtlarla sınanır.

BDT ev ödevleri: örneklerle

Ev ödevleri BDT'nin ayırt edici parçasıdır. Seansta konuşulan, hafta içinde gerçek yaşamda denendiğinde kalıcı hâle gelir; araştırmalar da ödevlere katılımın terapi sonuçlarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Ödevler her zaman seansta birlikte, kişinin temposuna uygun büyüklükte planlanır. Aşağıdaki örnekler genel ve kurgusaldır.

1. Düşünce kaydı

Duygunun belirgin biçimde yükseldiği anlar kısa bir tabloya yazılır. Amaç düşünceyi "silmek" değil, onu bir hipotez gibi incelemektir.

Sütun Örnek
Durum Arkadaşım mesajıma beş saattir yanıt vermedi.
Otomatik düşünce (ne kadar inanıyorum?) "Bana kızdı, beni artık istemiyor." (%80)
Duygu (yoğunluk) Kaygı %70, üzüntü %60
Düşünceyi destekleyen kanıt Dün kısa cevaplar verdi.
Düşünceyi desteklemeyen kanıt Bu hafta iş teslimi olduğunu söylemişti; geçen ay da benzer bir durumda sonradan uzun uzun yazmıştı.
Alternatif, dengeli düşünce "Yoğun olabilir. Emin değilim; akşam hâlâ ses çıkmazsa sorarım." (%65)
Sonuç Kaygı %35, üzüntü %25. Üst üste mesaj atmadım.

2. Davranış deneyi

Bir inancın doğru olup olmadığı, gerçek yaşamda küçük bir deneyle sınanır.

  • İnanç: "Toplantıda soru sorarsam herkes ne kadar cahil olduğumu anlar." (İnanma: %85)
  • Deney: Salı günkü toplantıda bir soru sormak.
  • Tahmin: İnsanlar birbirine bakar, yöneticim beni küçümser.
  • Ne oldu? Yöneticim soruyu yanıtladı, bir kişi aynı şeyi merak ettiğini söyledi.
  • Ne öğrendim? Soru sormak düşündüğüm kadar dikkat çekmiyor. (İnanma: %40)

3. Etkinlik planlama (davranışsal aktivasyon)

Depresyonda enerji düştükçe etkinlikler azalır, etkinlik azaldıkça ruh hâli daha da düşer. Bu döngüyü kırmak için önce bir hafta boyunca ne yapıldığı ve her etkinliğin 0–10 arasında ne kadar haz (keyif) ve ustalık (başarı hissi) verdiği kaydedilir. Ardından küçük ve somut etkinlikler önceden planlanır: "Motivasyonum gelince yürürüm" yerine "Çarşamba 18.00'de 15 dakika sahil yürüyüşü". Motivasyonun eylemden önce değil, çoğu zaman eylemden sonra geldiği deneyimlenir.

4. Maruz bırakma hiyerarşisi

Kaygı bozukluklarında kaçınılan durumlar, kişinin 0–100 arasında verdiği kaygı puanına göre kolaydan zora sıralanır ve basamaklar adım adım, güvenlik davranışları azaltılarak denenir. Agorafobisi olan birinin listesi şöyle olabilir:

Basamak Kaygı (0–100)
Evin önünde 10 dakika yürümek 20
Sakin bir saatte yakındaki markete tek başına gitmek 40
Kalabalık bir saatte markette kasa kuyruğunda beklemek 60
Otobüsle bir durak gitmek 75
Metroyla üç durak gitmek, yanında su şişesi taşımadan 90

OKB'de aynı mantık "maruz bırakma ve tepki önleme" biçiminde uygulanır: Kişi takıntının tetiklendiği duruma yaklaşır ve kontrol, yıkama ya da güvence isteme gibi zorlantıyı yapmadan kaygının kendiliğinden azalmasına izin verir.

Ödev yapılamadığında bu bir başarısızlık sayılmaz; neyin engel olduğu bir sonraki seansın en değerli malzemelerinden biridir.

Bilişsel çarpıtmalar listesi

Bilişsel çarpıtmalar, özellikle yoğun duygu anlarında sık görülen, düşünceyi gerçeklikten uzaklaştıran kalıplardır. Herkes zaman zaman bu biçimde düşünür; sorun, kalıbın sıklaşıp duyguyu ve davranışı yönetir hâle gelmesidir. Terapide sık karşılaşılanlar:

  • Hep ya da hiç düşüncesi: "Tek bir hata yaptım, sunum tamamen berbattı."
  • Felaketleştirme: "Bu baş ağrısı kesin ciddi bir hastalık."
  • Aşırı genelleme: "Bu ilişki de bitti, hiçbir zaman kimseyle yürümeyecek."
  • Zihin okuma: "Bana baktığına göre sıkıcı olduğumu düşünüyor."
  • Falcılık: "Sınava girsem de geçemeyeceğim."
  • Zihinsel filtre: On olumlu yorumdan yalnızca bir eleştiriye odaklanmak.
  • Olumluyu geçersiz kılma: "Beni övdü ama sadece nezaketten."
  • "-meli, -malı" ifadeleri: "Asla yorulmamalıyım", "İnsanlar bana hep adil davranmalı."
  • Etiketleme: "Ben tam bir başarısızım."
  • Kişiselleştirme: "Toplantı kötü geçtiyse benim yüzümdendir."
  • Duygusal çıkarım: "Suçlu hissediyorsam kesin yanlış bir şey yaptım."
  • Büyütme ve küçültme: Hataları büyütmek, başarıları önemsizleştirmek.

Bu listeyi kendinizde fark etmek yardımcı olabilir; ancak çarpıtmaları tek başına "düzeltmeye" çalışmak yerine hangi durumda, hangi duyguyla ve hangi davranışla birlikte ortaya çıktıklarını görmek terapide asıl üzerinde çalışılan şeydir.

BDT süreci ve süresi

BDT genellikle şu aşamalardan geçer:

  1. Değerlendirme: İlk görüşmelerde başvuru nedeni, belirtilerin geçmişi, yaşam koşulları ve varsa risk durumu ayrıntılı olarak ele alınır.
  2. Vaka formülasyonu: Sorunun nasıl başladığı ve neyin sürdürdüğü, düşünce, duygu ve davranış döngüsü üzerinden birlikte haritalanır.
  3. Hedef belirleme: "Daha iyi hissetmek" yerine ölçülebilir hedefler konur: "Toplu taşımayı tek başıma kullanabilmek" gibi.
  4. Müdahale: Bilişsel ve davranışsal teknikler, ödevlerle birlikte uygulanır.
  5. Nüksü önleme ve sonlandırma: Öğrenilen beceriler özetlenir, zorlanma işaretleri ve olası geri dönüşlerde ne yapılacağı planlanır. Seanslar seyrekleştirilerek bitirilebilir, gerekirse ilerleyen aylarda pekiştirme seansları yapılabilir.

Yapılandırılmış BDT protokolleri araştırmalarda çoğunlukla haftalık 12–20 seans civarında tanımlanır. Bu bir plan çerçevesidir, garanti değildir: Sorunun ne kadar süredir devam ettiği, eşlik eden güçlükler, yaşam koşulları ve seanslar arası çalışma süreyi belirgin biçimde etkiler. İlerleme düzenli aralıklarla birlikte değerlendirilir ve plan buna göre güncellenir.

Online bilişsel davranışçı terapi

BDT'nin yapılandırılmış doğası online çalışmaya iyi uyum sağlar. Görüntülü görüşmeyle yürütülen BDT'de seans yapısı, gündem ve ev ödevleri aynı kalır; düşünce kaydı ve etkinlik planı gibi formlar dijital olarak paylaşılır. İnternet üzerinden yürütülen BDT ile yüz yüze BDT'yi karşılaştıran çalışmaların meta-analizleri, pek çok kaygı ve depresyon tablosunda iki biçimin benzer etkiler gösterdiğini bildirmektedir.

Online BDT; farklı şehirde ya da yurt dışında yaşayanlar, yoğun çalışma temposu olanlar ve kaygı nedeniyle henüz evden çıkmakta zorlananlar için bir başlangıç kapısı olabilir. Agorafobide ise online terapinin kendisi bir kaçınmaya dönüşmesin diye, maruz bırakma basamakları süreç içinde ev dışına taşınır. Kriz durumlarında veya evde güvenli ve mahrem bir alan bulunamadığında yüz yüze görüşme daha uygun olabilir. Ayrıntılar için online terapi sayfasına bakabilirsiniz.

BDT, şema terapi ve çözüm odaklı terapi arasındaki fark

Üç yaklaşım da yapılandırılmış ve işbirliğine dayalıdır, ancak odakları farklıdır:

BDT Şema terapi Kısa süreli çözüm odaklı terapi
Odak Bugünkü sorunu sürdüren düşünce ve davranışlar Çocuklukta karşılanmamış ihtiyaçlardan gelen kalıcı örüntüler (şemalar) Sorunun olmadığı anlar, kişinin kaynakları ve istenen gelecek
Geçmişe bakış Gerektiği kadar; ağırlık şimdi ve burada Çocukluk ve ilişki geçmişi merkezde Çok sınırlı
Tipik teknikler Düşünce kaydı, davranış deneyi, maruz bırakma İmgeleme ile yeniden senaryolaştırma, sandalye çalışmaları, mod çalışması Mucize sorusu, ölçekleme soruları, istisnaları bulma
Süre Görece kısa ve planlı Genellikle daha uzun Genellikle kısa
Sık kullanıldığı alanlar Kaygı bozuklukları, depresyon, OKB, panik Kronikleşmiş ilişki ve kişilik örüntüleri, tekrarlayan depresyon Belirli bir hedefe odaklanan, kısa süreli destek arayışı

Şema terapi, Jeffrey Young tarafından BDT'nin yeterli gelmediği uzun süreli örüntüler için geliştirilmiştir; ayrıntılar şema terapi sayfasında. Çözüm odaklı terapi ise Steve de Shazer ve Insoo Kim Berg'in çalışmalarına dayanır; bkz. kısa süreli çözüm odaklı terapi. Pratikte bu yaklaşımlar birbirinin alternatifi olmaktan çok, kişinin ihtiyacına göre birlikte kullanılabilen araçlardır.

BDT kimler için uygun olmayabilir?

BDT pek çok kişi için etkili bir seçenek olsa da her durumda ilk adım değildir:

  • Akut psikoz veya mani dönemi: Önce psikiyatrik değerlendirme ve tedavi gerekir. Durum dengelendikten sonra BDT, tedaviye eşlik eden bir destek olarak düşünülebilir.
  • Aktif intihar riski: Öncelik güvenliktir; kriz müdahalesi ve psikiyatrik destek yapılandırılmış terapiden önce gelir.
  • Tıbbi risk taşıyan yeme bozukluğu veya ağır madde yoksunluğu: Önce tıbbi takip gerekir; terapi bu takiple birlikte planlanır.
  • Ağır depresyon, belirgin OKB ya da panik bozukluk: BDT ile ilaç tedavisinin birlikte yürütülmesi gerekebilir. Psikologlar ilaç yazmaz; ilaç gerekip gerekmediğine psikiyatri uzmanı karar verir. Farkı merak ediyorsanız psikolog mu, psikiyatrist mi? yazısına bakabilirsiniz.

Bunların dışında, yapılandırılmış bir çalışmaya ve seanslar arası ödevlere şu an zaman ya da enerji ayıramayan, daha çok kendi hikâyesini serbestçe keşfetmek isteyen kişiler için başka bir yaklaşım daha uygun olabilir. Bunu ön görüşmede birlikte değerlendirebiliriz.

Acil durum: Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleriniz varsa 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.

Benim BDT ile çalışma biçimim

Bilişsel ve davranışsal yöntemleri, her danışan için yapılan vaka formülasyonuna göre kullanıyorum; gerektiğinde şema terapi ve kısa süreli çözüm odaklı terapi teknikleriyle destekliyorum. Çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışıyorum; çocuklarla yürütülen çalışmalarda BDT yaşa uyarlanır ve ebeveynler sürecin bir parçası olur.

Önceliklerim:

  • Güvenli ve yargısız bir terapi ortamı oluşturmak,
  • Hedefleri birlikte, somut ve ölçülebilir biçimde belirlemek,
  • Ödevleri danışanın temposuna ve kapasitesine göre planlamak,
  • İlerlemeyi düzenli aralıklarla birlikte değerlendirmek.

BDT alanındaki eğitimlerim

  • Bilişsel ve Davranışçı Terapiler Eğitimi, DATEM (Davranış Araştırmaları ve Terapileri Merkezi), Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, Kasım 2021 – Mayıs 2022, toplam 86 saat. Program yedi klinik modülden oluşur:
    • Klinik Değerlendirme, Vaka Formülasyonu ve Seans Yönetimi (12 saat)
    • Panik Bozukluk, Agorafobi ve Sosyal Kaygı (12 saat)
    • Travma Sonrası Stres Bozukluğu (12 saat)
    • Obsesif-Kompulsif Bozukluk (12 saat)
    • Yaygın Kaygı ve Depresyon (12 saat)
    • Yeme Bozuklukları (12 saat)
    • Kişilik Bozuklukları (14 saat)
  • Bilişsel ve Davranışçı Terapiler Eğitimi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Prof. Dr. Itır Tarı Cömert (2024).
  • Sınav Kaygısında Kullanılan BDT Teknikleri Eğitimi, B&S Psikoloji (2025). Bu konuda sınav kaygısı yazısına bakabilirsiniz.

Tüm eğitim ve belgelerim hakkımda sayfasında yer alıyor.

Seans düzeni

  • Bireysel terapi seansları 50 dakika olarak planlanır.
  • Görüşmeler genellikle haftada bir yapılır; süreç ilerledikçe sıklık birlikte değerlendirilebilir.
  • Seanslar yüz yüze veya online yapılabilir.
  • Terapiye başlamadan önce sorularınızı yanıtlamak ve başvuru nedeninizi anlamak için 15 dakikalık ücretsiz ön görüşme yapılır.

Sık Sorulan Sorular

BDT neyin kısaltmasıdır, kurucusu kimdir?

BDT, Bilişsel Davranışçı Terapi'nin kısaltmasıdır (İngilizce: Cognitive Behavioral Therapy, CBT). Bilişsel terapiyi 1960'larda Amerikalı psikiyatrist Aaron T. Beck geliştirmiştir. Albert Ellis'in Akılcı Duygusal Davranışçı Terapisi ve davranışçı terapinin öğrenme ilkeleri de bugünkü BDT'nin temelini oluşturur.

BDT kaç seans sürer?

Kesin bir sayı vermek mümkün değildir. Yapılandırılmış BDT protokolleri araştırmalarda çoğunlukla haftalık 12–20 seans civarında tanımlanır; ancak süre sorunun türüne, ne kadar süredir devam ettiğine, eşlik eden güçlüklere ve seanslar arası çalışmaya göre değişir. İlerleme düzenli olarak birlikte değerlendirilir.

BDT egzersizleri nelerdir?

En sık kullanılanlar düşünce kaydı, davranış deneyleri, etkinlik planlama ve maruz bırakma çalışmalarıdır. Bunlara nefes ve gevşeme çalışmaları, problem çözme ve endişe zamanı gibi teknikler eklenebilir. Hangi egzersizin kullanılacağı kişinin sorununa ve vaka formülasyonuna göre seçilir.

BDT'de temel inançlar nelerdir?

Temel inançlar, kişinin kendisi, başkaları ve dünya hakkında erken yaşlardan itibaren oluşan, mutlak ve genellenmiş kabullerdir. BDT literatüründe olumsuz temel inançlar genellikle üç başlıkta toplanır: çaresizlik ("yetersizim"), sevilmezlik ("sevilmeye değer değilim") ve değersizlik ("değersizim"). Terapide önce otomatik düşünceler, ardından bunların altındaki ara ve temel inançlar üzerinde çalışılır.

BDT kimden alınmalı?

BDT bir psikoterapi yöntemidir; klinik psikoloji ya da psikiyatri alanında eğitim almış ve BDT'de yapılandırılmış eğitim ve süpervizyon almış bir uzmandan alınmalıdır. Uzmanın hangi kurumdan, kaç saatlik ve hangi konuları kapsayan eğitim aldığını sormak sizin hakkınızdır.

Ev ödevlerini yapamazsam ne olur?

Bir şey olmaz; yapılamayan ödev de değerli bir bilgidir. Ödevi zorlaştıran şeyin ne olduğu (zaman, kaygı, ödevin fazla büyük olması) bir sonraki seansta birlikte konuşulur ve ödev daha küçük, uygulanabilir bir adıma dönüştürülür. Ödevler not verilecek bir sınav değil, seansta öğrenilenin günlük yaşama taşınmasıdır.

BDT ile ilaç tedavisi birlikte yürütülebilir mi?

Evet. Orta ve ağır depresyon, bazı OKB ve panik tablolarında BDT ile ilaç tedavisi birlikte kullanılabilir. Psikologlar ilaç yazmaz; ilaç gerekip gerekmediğine psikiyatri uzmanı karar verir. İlaç kullanıyorsanız dozu kendi başınıza değiştirmemeniz, terapide de bunu paylaşmanız önerilir.

Online BDT yüz yüze kadar etkili mi?

İnternet üzerinden yürütülen BDT ile yüz yüze BDT'yi karşılaştıran çalışmaların meta-analizleri, pek çok kaygı ve depresyon tablosunda iki biçimin benzer etkiler gösterdiğini bildirmektedir. Görüntülü görüşmeyle yapılan BDT'de seans yapısı ve ev ödevleri aynı kalır. Kriz durumları veya evde güvenli ve mahrem bir alan bulunamaması gibi hallerde yüz yüze görüşme daha uygun olabilir.

Kaynaklar

  • Beck, A. T. (1976). Cognitive Therapy and the Emotional Disorders. International Universities Press.
  • Beck, J. S. (2021). Cognitive Behavior Therapy: Basics and Beyond (3rd ed.). Guilford Press.
  • Burns, D. D. (1980). Feeling Good: The New Mood Therapy. William Morrow.
  • Hofmann, S. G., Asnaani, A., Vonk, I. J. J., Sawyer, A. T., & Fang, A. (2012). The efficacy of cognitive behavioral therapy: A review of meta-analyses. Cognitive Therapy and Research, 36(5), 427–440.
  • Kazantzis, N., Whittington, C., & Dattilio, F. (2010). Meta-analysis of homework effects in cognitive and behavioral therapy: A replication and extension. Clinical Psychology: Science and Practice, 17(2), 144–156.
  • Carlbring, P., Andersson, G., Cuijpers, P., Riper, H., & Hedman-Lagerlöf, E. (2018). Internet-based vs. face-to-face cognitive behavior therapy for psychiatric and somatic disorders: An updated systematic review and meta-analysis. Cognitive Behaviour Therapy, 47(1), 1–18.
  • Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema Therapy: A Practitioner's Guide. Guilford Press.
  • National Institute for Health and Care Excellence (NICE). CG113: Generalised anxiety disorder and panic disorder in adults (2011); CG159: Social anxiety disorder (2013); CG31: Obsessive-compulsive disorder and body dysmorphic disorder (2005); NG116: Post-traumatic stress disorder (2018); NG69: Eating disorders (2017); NG222: Depression in adults (2022).

BDT ile Terapi Sürecine Başlayın

Bilişsel Davranışçı Terapi ile düşünce ve davranış kalıplarınızı değiştirmek için benimle iletişime geçin.

İletişime Geçin