
Kronik Depresyon (Distimi): Mutlu Olamıyorum Hissi, Belirtiler ve Tedavi
Yazan: Klinik Psikolog Berre DemirciGüncellendi:
Yıllardır süren bir griliğe 'ben böyleyim' diyorsanız, bu bir kişilik özelliği değil kalıcı depresif bozukluk (distimi) olabilir. Belirtilerini, majör depresyondan farkını ve tedavide neyin işe yaradığını anlatıyoruz.
Kronik depresyon, tıbbi adıyla kalıcı depresif bozukluk ya da eski adıyla distimi, en az iki yıl boyunca günün çoğunda ve çoğu gün süren çökkün bir ruh hâlidir. Belirtileri çoğu zaman majör depresyona göre daha hafiftir; bu yüzden kişi yaşadıklarını bir hastalık olarak değil, "benim karakterim böyle" diye görür. Oysa yıllarca süren bu grilik, fark edildiğinde tedavi edilebilen bir tablodur.
Bu yazıyı, "Ben neden hiç mutlu olamıyorum?", "Hep böyle miydim, yoksa bu depresyon mu?" sorularını soranlar için hazırladım. Depresyonun genel belirtileri, türleri ve tedavisi depresyon sayfasında ayrıntılı olarak anlatılıyor; burada yalnızca uzun süren, kronik seyre odaklanıyorum. Aşağıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve bir tanı yerine geçmez.
Distimi (kalıcı depresif bozukluk) nedir?
Amerikan Psikiyatri Birliği'nin tanı kılavuzu DSM-5-TR, eskiden ayrı ayrı tanımlanan "distimik bozukluk" ile "kronik majör depresyonu" kalıcı depresif bozukluk başlığı altında birleştirir. Dünya Sağlık Örgütü'nün ICD-11 sınıflamasında ise "distimik bozukluk" adıyla (6A72) yer alır. Türkiye'de sağlık kayıtlarında sıklıkla görülen ICD-10 karşılığı F34.1'dir.
Tanı ölçütleri gündelik dille
DSM-5-TR'ye göre kalıcı depresif bozukluktan söz edebilmek için şu çerçeve aranır:
- Süre: Yetişkinlerde en az iki yıl boyunca, günün büyük kısmında ve çoğu gün çökkün bir ruh hâli. Çocuk ve ergenlerde süre en az bir yıldır ve ruh hâli çökkünlükten çok huzursuzluk ya da sinirlilik şeklinde görünebilir.
- Eşlik eden belirtiler: Şu altı belirtiden en az ikisi: iştahta azalma ya da aşırı yeme, uykusuzluk ya da aşırı uyuma, enerji düşüklüğü ve yorgunluk, düşük özsaygı, dikkat toplamakta ve karar vermekte zorlanma, umutsuzluk.
- Kesintisizlik: Bu iki yıl içinde belirtilerin iki aydan uzun süre tamamen kaybolduğu bir dönem olmaması.
- Diğer koşullar: Hiç mani ya da hipomani dönemi yaşanmamış olması, tablonun madde kullanımı ya da başka bir tıbbi durumla açıklanamaması ve belirgin bir sıkıntı ya da işlevsellikte bozulmaya yol açması.
Bu ölçütler bir uzmanın değerlendirmesinde kullanılır. Kendi kendinize tanı koymak için değil, yaşadıklarınızın bir adı olabileceğini görmek için buradalar.
Majör depresyondan farkı
| Majör depresif bozukluk | Kalıcı depresif bozukluk (distimi) | |
|---|---|---|
| Süre | En az iki hafta | En az iki yıl (çocuk ve ergende bir yıl) |
| Şiddet | Belirtiler çoğunlukla daha yoğun | Çoğu zaman daha hafif ama süregen |
| Başlangıç | Çoğunlukla fark edilebilir bir başlangıcı vardır | Sinsi başlar; kişi "hep böyleydim" der |
| İşlevsellik | Günlük işler belirgin biçimde aksayabilir | Kişi işine, okuluna devam edebilir ama her şey ağır gelir |
| Fark edilme | Değişim çevre tarafından da görülür | Çevre de bunu kişinin "huyu" sanabilir |
Distimi hafif diye önemsiz değildir. Yıllara yayıldığında ilişkileri, kariyer seçimlerini ve kişinin kendine bakışını derinden etkileyebilir.
"Çift depresyon" ve erken başlangıç
Kalıcı depresif bozukluğu olan birçok kişi, zaman zaman bu süregen zeminin üzerine eklenen daha ağır depresif dönemler de yaşar. Klinikte buna "çift depresyon" denir; resmî bir tanı adı değil, iki tablonun üst üste gelmesini anlatan bir ifadedir. Ağır dönem geçtiğinde kişi "normale döndüm" sanabilir, oysa geri döndüğü yer yine distiminin grisidir. Bu yüzden tedavide hedef yalnızca ağır dönemi atlatmak değil, alttaki süregen tabloyu da iyileştirmektir.
DSM-5-TR, belirtilerin 21 yaşından önce başladığı durumlar için "erken başlangıçlı" belirtecini kullanır. Erken başlayan kronik depresyonda kişi, depresyonsuz bir yetişkinliğin nasıl bir şey olduğunu hiç deneyimlememiş olabilir. "Hep böyleydim" cümlesi bu yüzden hem çok gerçek hem de yanıltıcıdır: kişinin tanıdığı tek hâl budur, ama tek mümkün hâl bu değildir.
"Mutlu olamıyorum" hissi her zaman depresyon mu?
Hayır. "Mutlu olamıyorum" cümlesi farklı deneyimleri anlatabilir ve hepsi depresyon değildir. Ayrımı yapmak, neyin işe yarayacağını da belirler.
- Keyif alamama (anhedoni): Eskiden sevdiğiniz şeyler artık hiçbir şey hissettirmiyorsa, bir arkadaş buluşması, sevdiğiniz bir yemek ya da iyi bir haber içinizde bir kıpırtı yaratmıyorsa bu, depresyonun temel belirtilerinden biridir.
- Sürekli mutluluk beklentisi: Mutluluğu kalıcı bir durum sanmak, olağan inişleri "bende bir sorun var" diye okumaya yol açar. Sosyal medyada sürekli mutlu görünen hayatlarla karşılaştırma bu beklentiyi besler. İnsan yeni kazanımlara da zamanla alışır; ilk heyecanın sönmesi bir bozukluk işareti değildir.
- Koşullara bağlı mutsuzluk: Mutsuz bir ilişki, anlamsız gelen bir iş ya da uzun süreli maddi zorluk kişiyi haklı olarak mutsuz edebilir. Burada asıl çalışılması gereken şey çoğu zaman ruh hâlinin kendisi değil, o koşullardır.
- Yas ve kayıp: Bir kaybın ardından uzun süre neşesiz hissetmek yasın doğal bir parçası olabilir. Yas ile depresyon arasındaki farkı yas süreci yazısında bulabilirsiniz.
- Tükenmişlik: Keyifsizlik ve bitkinlik ağırlıklı olarak işle ilgiliyse ve izinlerde belirgin biçimde hafifliyorsa tablo tükenmişlik sendromuna daha yakın olabilir.
Kronik depresyonu bu durumlardan ayıran üç ipucu vardır: mutsuzluğun yıllardır sürmesi, hayatın çoğu alanına yayılması ve kişinin buna "ben böyleyim" diye kimliğinin bir parçası olarak bakması.
"Ben hep böyleyim" algısı
Distimisi olan kişiler çoğu zaman kendilerini "karamsar", "melankolik", "enerjisi düşük biri" olarak tanımlar. Çevreleri de onları öyle tanır. Bu durum hem yardım aramayı geciktirir hem de umutsuzluğu besler: "Karakterim böyleyse değişmez." Oysa distimi tedavi edilebilir bir durumdur ve tedaviyle birlikte birçok kişi, karakterinin bir parçası sandığı karamsarlığın aslında depresyona ait olduğunu fark eder. Kişilik ile süregen bir depresyonu ayırt etmek bir uzman değerlendirmesi gerektirir; ama "hep böyleydim" demek, "hep böyle kalacağım" anlamına gelmez.
Kronik depresyon gündelik hayatta nasıl görünür?
Kronik depresyon dışarıdan her zaman "depresif" görünmez. Kişi işine gider, sorumluluklarını yerine getirir, sosyal ortamlarda gülebilir. İçeride ise şu tablo sık görülür:
- Varsayılan karamsarlık: Her yeni duruma "nasılsa kötü biter" beklentisiyle yaklaşmak
- İyi anların kısa sürmesi: Güzel bir anın ardından hızla aynı boşluğa dönmek, "mutluluk hep bir adım ötede" hissi
- Sürekli iç eleştiri: Kendine karşı acımasız bir ses, eleştiriye aşırı hassasiyet, övgüye inanmamak
- Düşük enerji: Yapılması gereken her şeyin olduğundan ağır gelmesi, gün sonunda "hiçbir şey yapmadım" hissi
- İlişkilerde geri çekilme: Kimseye yük olmak istememek, yakınlık kurmaktan kaçınmak ya da yakınlığın tadını çıkaramamak
- Kararsızlık: Küçük seçimlerde bile uzun süre takılıp kalmak
Ergenlerde kronik depresyon, üzüntüden çok süregen bir sinirlilik, huysuzluk ve "her şeyden sıkılma" olarak görünebilir. Ebeveynler bunu çoğu zaman "ergenlik dönemi" diye yorumlar; bir yıldan uzun süren bir tabloda değerlendirme önemlidir.
Kronik depresyon neden olur?
Depresyonun genel nedenleri (biyolojik yatkınlık, düşünce kalıpları, stres ve sosyal etkenler) depresyon sayfasında anlatılıyor. Depresyon tek bir "kimyasal eksikliği" ile açıklanamaz. Kronik seyrin arkasında ise bazı etkenler daha sık öne çıkar:
- Erken başlangıç: Belirtiler çocukluk ya da ergenlikte başladığında, kişinin kendine ve dünyaya bakışı bu çökkünlükle birlikte şekillenir.
- Olumsuz çocukluk yaşantıları: Erken başlangıçlı kronik depresyonda ihmal, duygusal ya da fiziksel istismar, sürekli eleştiri gibi yaşantıların daha sık bildirildiği görülür. Bu yaşantılar yetişkinlikte "değersizim", "sevilmem", "ne yapsam yetmez" gibi derin inançlara dönüşebilir.
- Kişilerarası örüntüler: Uzun süredir depresyonda olan kişiler bazen kendi davranışlarının başkalarını nasıl etkilediğini görmekte zorlanır ve ilişkilerde "zaten kimse umursamıyor" beklentisini doğrulayan döngülere girebilir.
- Süregen stres: Uzun süreli bakım yükü, ekonomik zorluk, kronik bir hastalık ya da mutsuz bir ilişki gibi yıllara yayılan stres etkenleri.
- Eşlik eden durumlar: Kaygı bozuklukları, alkol ve madde kullanımı ve bazı tıbbi durumlar kronik depresyonla sık birlikte görülür ve seyri uzatabilir.
- Kontrol duygusunun kaybı: Yıllar içinde biriken "ne yapsam değişmez" deneyimi, kişiyi denemekten vazgeçirir. Bu örüntüyü öğrenilmiş çaresizlik yazısında ayrıntılı olarak anlattım.
Kronik depresyon tedavisi
Kronik depresyon tedavi edilebilir. Ancak yıllardır süren bir tablo olduğu için tedavi genellikle akut bir depresif dönemden daha uzun soluklu planlanır ve sabır gerektirir.
Psikoterapi ve ilaç birlikte
Araştırmalar, kronik depresyonda psikoterapi ile ilaç tedavisinin birlikte kullanımının çoğu çalışmada her birinin tek başına kullanımına göre daha iyi sonuç verdiğini gösteriyor. Bu yüzden kronik depresyonda bir psikolog ile bir psikiyatri uzmanının, danışanın onayıyla birbirini bilgilendirerek birlikte çalışması sık tercih edilen bir yoldur. Psikologlar ilaç yazmaz; ilaç gerekip gerekmediğine ve ne kadar süre kullanılacağına psikiyatri uzmanı karar verir. Kronik depresyonda ilaç tedavisinin süresi çoğu zaman daha uzun planlanır ve bırakma kararı mutlaka hekimle birlikte verilir. Kime ne zaman başvurulacağını psikolog mu psikiyatrist mi yazısında anlattım.
Kronik depresyonda kullanılan terapi yaklaşımları
- Bilişsel davranışçı terapi (BDT): Yıllardır "gerçek" gibi yaşanan düşünceler ("Ben böyleyim", "Hiçbir şey değişmez") fark edilir ve kanıtlarıyla birlikte ele alınır. Davranışsal aktivasyonla, motivasyonun gelmesini beklemeden küçük ve anlamlı etkinliklere yeniden alan açılır.
- CBASP: James McCullough'un özellikle kronik depresyon için geliştirdiği Bilişsel Davranışçı Analiz Sistemi Psikoterapisi, kişinin davranışlarının ilişkilerde yarattığı sonuçları görmesine ve kişilerarası döngüleri kırmasına odaklanır.
- Şema terapi: Kökleri çocukluğa uzanan ve "değersizlik", "kusurluluk" ya da "duygusal yoksunluk" gibi derin inançlarla beslenen kronik depresyonda şema terapi odaklı çalışma da gündeme gelebilir. Şema terapinin kronik depresyondaki kullanımı araştırılmaya devam ediyor.
- Kişilerarası terapi: İlişkilerdeki çatışmalar, rol değişiklikleri ve yalnızlık üzerine odaklanan, depresyonda etkinliği araştırılmış bir yaklaşımdır.
Bu çalışmalarda temel aldığım yaklaşım, DATEM'in Bilişsel ve Davranışçı Terapiler programında aldığım "Yaygın Kaygı ve Depresyon" modülü ile Marmara Psikoloji'deki Ulusal Şema Terapi Eğitimi'ne dayanıyor.
Kronik depresyon düzelir mi?
Evet. Birçok kişi uygun tedaviyle belirgin biçimde iyileşir. Kronik depresyonda iyileşme çoğu zaman ani bir dönüşüm gibi değil, yavaş yavaş açılan bir sis gibi yaşanır: önce enerji biraz artar, sonra küçük şeylerden yeniden keyif alınmaya başlanır, en son "ben böyleyim" inancı esner. Tekrarlama eğilimi olduğu için iyileşme sonrasında erken uyarı işaretlerini tanımak ve tekrarı önlemeye yönelik çalışmak da tedavinin parçasıdır. Herkes için geçerli bir süre vermek doğru olmaz. Seanslar yüz yüze yapılabileceği gibi online terapi ile de sürdürülebilir.
Kronik depresyonla gündelik hayatta neler yapılabilir?
Depresyonda genel olarak işe yarayan adımlar (günü yapılandırmak, hareket etmek, yalnız kalmamak, alkolden uzak durmak) depresyon sayfasının "Evde neler yapabilirsiniz?" bölümünde yer alıyor. Kronik seyirde ise şu noktalar ayrıca önemlidir:
- Mutluluğu beklemeden harekete geçin: "Önce iyi hissedeyim, sonra yaparım" kronik depresyonda çoğu zaman hiç gelmeyen bir ândır. Sizin için anlamlı olan bir alanda (bir ilişki, bir uğraş, bedeniniz) bugün yapabileceğiniz tek bir küçük adım seçin. Ölçü keyif almak değil, yapmış olmaktır.
- "Ben böyleyim" düşüncesini bir hipotez gibi ele alın: Bu cümleyi bir gerçek değil, sınanabilecek bir varsayım olarak görmeyi deneyin. Son bir haftada biraz daha iyi hissettiğiniz anları not edin; ne yapıyordunuz, kiminleydiniz?
- İyi anları fark edin: Kronik depresyonda iyi anlar hızla silinir. Günün sonunda küçük de olsa keyif veren ya da başardığınız iki şeyi yazmak, zihnin olumsuz olanı seçen süzgecini dengelemeye yardım eder.
- İç eleştirmeninizle konuşma biçiminizi değiştirin: Kendinize söylediğiniz bir cümleyi, sevdiğiniz bir arkadaşınıza söyleyip söylemeyeceğinizi sorun. Öz-şefkat, kendini bırakmak değil, değişim için gereken güvenli zemini kurmaktır.
- Gün ışığı ve ritim: Sabahları gün ışığına çıkmak, uyku-uyanıklık ritmini düzenlemeye yardımcı olur. Belirtileriniz her yıl kışın belirgin biçimde artıyorsa bunu hekiminize söyleyin; mevsimsel örüntüde ışık tedavisi gibi seçenekler hekim önerisiyle değerlendirilebilir.
Bu adımlar tedavinin yerine geçmez; yıllardır süren bir tabloda tek başına yetmeleri beklenmez. Ama tedaviye destek olur ve "hiçbir şey değişmez" düşüncesine karşı küçük kanıtlar biriktirir.
Kronik depresyondaki bir yakınınız varsa
Kronik depresyondaki birine uzun süre destek olmak yorucu olabilir; "Neden hâlâ mutsuzsun?" sorusu insanın dilinin ucuna gelir. Bu soru, iyi niyetle sorulsa bile kişiye "yine başaramadın" gibi duyulabilir. Bunun yerine yaşadığının gerçek ve tedavi edilebilir bir durum olduğunu kabul ettiğinizi gösterin, onun mutsuzluğunu kendinize dair bir başarısızlık olarak okumamaya çalışın ve profesyonel destek almasını cesaretlendirin. Genel öneriler için depresyon sayfasındaki "Depresyondaki bir yakınınıza nasıl destek olursunuz?" bölümüne bakabilirsiniz. Kendi desteğinizi ihmal etmeyin.
Ne zaman yardım almalı?
Şu durumlarda bir klinik psikolog ya da psikiyatri uzmanıyla görüşmeniz önerilir:
- Yıllardır süren bir mutsuzluk, isteksizlik ya da umutsuzluğu "karakterim böyle" diye kabullendiyseniz
- Hayatınızda neşe ve keyif veren şeylerin giderek azaldığını fark ediyorsanız
- İlişkileriniz, işiniz ya da okulunuz bu ruh hâlinden etkileniyorsa
- Süregen grilik üzerine son haftalarda daha ağır bir çökkünlük eklendiyse
- Rahatlamak için alkol ya da başka maddelere başvuruyorsanız
Ağır belirtilerde, yemek yemeyi ya da günlük bakımı bırakma, günlerce yataktan kalkamama, geçmişte aşırı enerjik ve uykusuz dönemler yaşama gibi durumlarda psikiyatri değerlendirmesi beklemeden yapılmalıdır.
Acil durum: Uzun süren depresyon, "bu hiç bitmeyecek" duygusunu besleyebilir. "Yaşamanın anlamı yok", "Herkes bensiz daha iyi olur" gibi düşünceler sıklaşıyorsa, bir plan düşünmeye başladıysanız ya da kendinizi güvende hissetmiyorsanız yalnız kalmayın ve güvendiğiniz birine hemen haber verin. Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleriniz varsa 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.
Kendinize sorabileceğiniz sorular
Aşağıdaki sorular yalnızca kendi durumunuzu fark etmenize yardımcı olmak için hazırlandı. Bu liste bir tanı aracı değildir ve puanlaması yoktur.
- Son iki yıldır günlerimin çoğunda kendimi çökkün, gri ya da boş hissediyor muyum?
- Bu süre içinde kendimi iki aydan uzun süre gerçekten iyi hissettiğim bir dönem oldu mu?
- Kendimi "karamsar biri", "hep böyleydim" diye mi tanımlıyorum?
- Güzel anlar bende kısa sürüyor ve hızla aynı boşluğa mı dönüyorum?
- Enerjim çoğu zaman düşük mü, basit işler bile bana ağır mı geliyor?
- Kendime karşı sürekli eleştirel miyim, övgülere inanmakta zorlanıyor muyum?
- Geleceğe dair umudum az mı?
- Hiç, günlerce süren, olağandışı enerjik ve az uykuyla yetindiğim dönemler yaşadım mı?
İlk yedi sorunun birkaçına "evet" diyorsanız, yaşadıklarınızı bir uzmanla konuşmak iyi bir başlangıç olabilir. Son soruya "evet" dediyseniz bunu görüşmede mutlaka belirtin; bu bilgi, bipolar bozukluk gibi farklı tedavi gerektiren durumların ayırt edilmesi için önemlidir.
İstanbul Anadolu Yakası'nda yüz yüze görüşme için Pendik ve Ümraniye sayfalarına, eğitimlerim ve çalışma biçimim için hakkımda sayfasına göz atabilirsiniz.
Kaynaklar
- American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed., text rev.; DSM-5-TR). Washington, DC: American Psychiatric Association Publishing.
- World Health Organization. (2019/2022). International Classification of Diseases, 11th Revision (ICD-11): 6A72 Dysthymic disorder.
- Keller, M. B., McCullough, J. P., Klein, D. N., Arnow, B., Dunner, D. L., Gelenberg, A. J., … Zajecka, J. (2000). A comparison of nefazodone, the cognitive behavioral-analysis system of psychotherapy, and their combination for the treatment of chronic depression. New England Journal of Medicine, 342(20), 1462–1470.
- Cuijpers, P., van Straten, A., Schuurmans, J., van Oppen, P., Hollon, S. D., & Andersson, G. (2010). Psychotherapy for chronic major depression and dysthymia: A meta-analysis. Clinical Psychology Review, 30(1), 51–62.
- McCullough, J. P. (2000). Treatment for Chronic Depression: Cognitive Behavioral Analysis System of Psychotherapy (CBASP). New York: Guilford Press.
Sıkça Sorulan Sorular
Kronik depresyon düzelir mi?
Evet, kronik depresyon tedavi edilebilir ve birçok kişi uygun tedaviyle belirgin biçimde iyileşir. Ancak yıllardır süren bir tablo olduğu için iyileşme genellikle akut depresyona göre daha yavaş ilerler ve tedavinin daha uzun soluklu planlanması gerekir. Psikoterapi ile ilaç tedavisinin birlikte yürütülmesi kronik depresyonda sık tercih edilen bir yoldur.
Kronik depresyon ne kadar sürer?
Tanım gereği en az iki yıl (çocuk ve ergenlerde bir yıl) sürer; tedavi edilmediğinde çok daha uzun, bazen yıllarca devam edebilir. Tedaviye başlandıktan sonra ne kadar sürede iyileşme olacağı kişiden kişiye değişir; herkes için geçerli bir takvim vermek doğru olmaz.
Distimi ile majör depresyon arasındaki fark nedir?
Majör depresyon en az iki hafta süren ve belirtilerin daha yoğun olduğu bir dönemdir. Distimide (kalıcı depresif bozukluk) belirtiler çoğu zaman daha hafiftir ama en az iki yıl boyunca, çoğu gün devam eder ve kişi bu hâli karakterinin bir parçası sanabilir. İkisi birlikte de görülebilir: süregen bir distimi zemininde majör depresif dönem yaşanmasına klinikte 'çift depresyon' denir.
Neden hiçbir şeyden mutlu olamıyorum?
Bunun birçok nedeni olabilir: yıllardır süren bir kronik depresyon, yakın zamanda başlamış bir depresif dönem, uzun süredir değişmeyen zorlayıcı yaşam koşulları, tükenmişlik ya da işlenmemiş bir kayıp. Eskiden keyif aldığınız şeylerden artık hiç zevk alamıyorsanız ve bu iki haftadan uzun sürüyorsa bir uzmanla görüşmek önemlidir. Sürekli mutlu olma beklentisi de gerçekçi değildir; iyi yaşamda da olağan mutsuzluk anları vardır.
Distimi testi var mı?
Distimiyi tek başına ayırt eden güvenilir bir online test yoktur. Beck Depresyon Ölçeği ya da PHQ-9 gibi ölçekler belirtilerin şiddetini tarar, ancak iki yıllık süre ölçütünü, belirtisiz dönemleri ve bipolar bozukluk gibi ayrımları değerlendiremez. Tanı, bir psikolog ya da psikiyatristle yapılan ve geçmişin ayrıntılı konuşulduğu bir klinik görüşmeyle konulur.
Kronik depresyonda ilaç kullanılır mı?
Kronik depresyonda ilaç tedavisi sık gündeme gelir ve psikoterapiyle birlikte kullanıldığında sonuçların daha iyi olduğunu gösteren çalışmalar vardır. İlaç gerekip gerekmediğine, hangi ilacın ve ne kadar süreyle kullanılacağına psikiyatri uzmanı karar verir; psikologlar ilaç yazmaz. İlacı kendi başınıza bırakmamanız, bırakma kararını hekiminizle birlikte vermeniz önerilir.
Mutlu olamıyorum, ne yapmalıyım?
Önce bu hissin ne zamandır sürdüğüne ve hayatınızın ne kadarını etkilediğine bakın. Belli bir olaya bağlı ve dalgalanan bir mutsuzluksa, güvendiğiniz biriyle konuşmak ve günlük düzeninize küçük, anlamlı etkinlikler eklemek yardımcı olabilir. Haftalardır ya da yıllardır süren bir griliği 'ben böyleyim' diye kabullendiyseniz bir klinik psikologla görüşün. Yaşamak istemediğinizi düşünüyorsanız beklemeyin; 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.
Kronik depresyonda engel oranı nasıl belirlenir?
Ruhsal durumlara bağlı engel oranı, hastanelerin yetkili sağlık kurullarınca ilgili yönetmelik çerçevesinde, psikiyatri uzmanının değerlendirmesi ve tedavi geçmişi dikkate alınarak belirlenir. Psikologlar engel oranı belirlemez ya da rapor düzenlemez. Süreçle ilgili ayrıntılar için takip eden psikiyatri hekiminize ve başvuracağınız hastaneye danışmanız gerekir.
Seanslar nerede yapılıyor?
İstanbul'da iki ofiste yüz yüze, Türkiye ve Avrupa'dan online.




