
İkincil Travma: Başkalarının Acısını Hissetmek ve Başa Çıkma Yolları
Yazan: Klinik Psikolog Berre DemirciGüncellendi:
Başkalarının travmasını dinlemek, görmek ya da ona eşlik etmek zamanla insanın kendi uykusunu, güven duygusunu ve dünyaya bakışını değiştirebilir. İkincil travmanın belirtilerini, kimleri etkilediğini ve nasıl korunulabileceğini anlatıyoruz.
İkincil travma, travmatik bir olayı kendisi yaşamamış ama travma yaşayan birini dinleyen, ona bakım veren ya da olayın ayrıntılarına tekrar tekrar maruz kalan kişilerde ortaya çıkan travma sonrası stres tepkileridir. Kişi olayın içinde değildir; yine de olay onun zihnine, uykusuna ve dünyaya bakışına sızmaya başlar.
Acil serviste çalışan bir hemşire, depremden sonra enkaz alanında görev yapan bir gönüllü, şiddet dosyalarıyla çalışan bir avukat ya da travma sonrası stres yaşayan bir eşin partneri aynı soruyu sorabilir: "Başıma bir şey gelmedi ama neden bu kadar kötü hissediyorum?" Bu yazıyı, bu soruya klinik bir çerçeveden yanıt aramak isteyenler için hazırladım. Aşağıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve bir tanı yerine geçmez.
İkincil Travma Nedir?
Travma, kişinin kendi yaşamının ya da bedensel bütünlüğünün ciddi biçimde tehdit edildiği veya böyle bir olaya tanık olduğu yaşantılardır. İkincil travmada tehdit kişinin kendisine yönelik değildir; ama kişi, başkasının yaşadığı travmayı dinleyerek, görerek ya da onun sonuçlarıyla her gün karşılaşarak bu yükü taşımaya başlar.
Başkasının acısından etkilenmek bir zayıflık değildir. Tam tersine, bu etkilenme çoğu zaman insanın empati kurabildiğinin, karşısındakini gerçekten duyduğunun bir göstergesidir. Sorun empatinin kendisi değil, empatinin yeterli dinlenme, destek ve sınır olmadan, uzun süre ve yoğun biçimde çalıştırılmasıdır.
Kavramlar birbirine karışmasın
İkincil travma ile yakından ilişkili birkaç kavram vardır ve çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır. Aralarındaki fark, ne yaşadığınızı anlamanıza ve doğru adımı seçmenize yardımcı olur:
| Kavram | Ne anlatır? | Nasıl gelişir? |
|---|---|---|
| İkincil travmatik stres | Başkasının travmasına maruz kalmanın ardından ortaya çıkan, travma sonrası strese benzer belirtiler: istemsiz görüntüler, kâbuslar, kaçınma, sürekli tetikte olma | Bazen tek bir yoğun maruziyetten sonra birden, bazen birikerek |
| Dolaylı (vekaleten) travma | Uzun süreli maruziyetin kişinin dünyaya ve insanlara dair temel inançlarını değiştirmesi: güven, güvenlik, kontrol ve yakınlık duygusunun sarsılması | Yavaş ve birikerek |
| Şefkat yorgunluğu | Acı çeken insanlara yardım etmenin yarattığı duygusal ve bedensel tükenme; eskisi kadar şefkat hissedememe, duygusal uyuşma | Birikerek; ikincil travmatik stres ile tükenmişliğin bir arada görüldüğü tablo |
| Tükenmişlik | İş yükü, destek eksikliği ve kontrol duygusunun azalmasına bağlı bitkinlik, işe yabancılaşma ve yetersizlik hissi | Yavaş; travmatik içerik olmasa da gelişebilir |
Tükenmişliği ayrıntılı olarak tükenmişlik sendromu yazısında anlattım. Buradaki temel ayrım şudur: tükenmişlik "çok çalıştım, yoruldum" duygusudur; ikincil travma ise "duyduklarım ve gördüklerim zihnimden çıkmıyor" duygusudur.
Tanı sistemleri ne der?
İkincil travma, tanı el kitaplarında ayrı bir tanı olarak yer almaz. Ancak belirtiler yoğun ve uzun süreliyse travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) açısından değerlendirilebilir. Amerikan Psikiyatri Birliği'nin tanı el kitabı DSM-5-TR, TSSB için gereken "travmatik olaya maruz kalma" koşulunu yalnızca olayı doğrudan yaşamak ya da ona tanık olmakla sınırlamaz. Şu durumlar da bu koşulu karşılar:
- Yakın bir aile üyesinin ya da arkadaşın şiddet içeren veya kaza sonucu gerçekleşen bir olay yaşadığını öğrenmek.
- İş gereği, travmatik olayların rahatsız edici ayrıntılarına tekrar tekrar ya da aşırı biçimde maruz kalmak. El kitabı örnek olarak insan kalıntılarını toplayan ilk müdahale ekiplerini ve çocuk istismarı ayrıntılarına sürekli maruz kalan polisleri verir.
Aynı el kitabı, iş gereği olmadıkça yalnızca televizyon, sosyal medya, film ya da fotoğraflar yoluyla maruz kalmayı bu koşula dahil etmez. Bu, haberlerden etkilenen birinin yaşadıklarının "gerçek olmadığı" anlamına gelmez; yalnızca tanı çerçevesinin farklı olduğunu gösterir. Bu yüzden deprem ya da savaş görüntülerini günlerce izledikten sonra uyuyamayan biri için doğru soru "TSSB miyim?" değil, "bu belirtiler ne kadar sürüyor ve hayatımı ne kadar etkiliyor?" sorusudur.
Kimler Risk Altında?
İkincil travma en çok, işinin ya da yaşamının bir parçası olarak başkalarının travmasıyla sık karşılaşan kişilerde görülür:
- Sağlık çalışanları: acil servis, yoğun bakım, onkoloji ve ambulans ekipleri
- Ruh sağlığı çalışanları: psikologlar, psikiyatristler, psikolojik danışmanlar ve sosyal hizmet uzmanları
- İlk müdahale ekipleri: itfaiye, arama kurtarma, polis ve afet bölgelerinde görev alan gönüllüler
- Hukuk ve adalet alanı: şiddet, istismar ve kayıp dosyalarıyla çalışan avukatlar, hâkimler, adli tıp çalışanları
- Medya ve dijital alan: çatışma ve afet bölgelerinden haber yapan gazeteciler, şiddet içerikli görüntüleri inceleyen içerik moderatörleri
- Öğretmenler ve okul psikolojik danışmanları: istismar, kayıp ya da afet yaşamış çocuklarla çalışanlar
- Travma yaşayan birinin yakınları: partnerler, çocuklar, anne babalar ve uzun süre bakım veren aile üyeleri
Türkiye'de 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra afet bölgesinde görev yapan ekipler ve gönüllüler, uzun süre enkaz, kayıp ve yas hikâyeleriyle karşı karşıya kaldı. Deprem sonrası süren korku ve tetikte olma hâlini deprem korkusu yazısında ayrıca ele aldım.
Riski artıran ve azaltan etkenler
Aynı işi yapan herkes aynı ölçüde etkilenmez. Araştırmalar riskin şu etkenlerle arttığını gösterir:
- Kişinin kendi geçmişinde çözümlenmemiş bir travma ya da kayıp bulunması
- Travmatik içeriğe maruz kalmanın çok sık ve yoğun olması; ara vermeden çalışmak
- Travma yaşayan kişiyle güçlü bir özdeşim kurmak ("bu benim çocuğum da olabilirdi")
- Mesleğe yeni başlamış olmak, deneyim ve eğitim eksikliği
- Süpervizyon, ekip desteği ya da konuşabilecek biri olmaması
- Duyguları bastırma, "güçlü görünmek zorundayım" inancı
Koruyucu etkenler ise bunların tersidir: güçlü bir sosyal destek ağı, düzenli süpervizyon ya da ekip içi paylaşım, iş dışında anlamlı bir yaşam, işe ara verebilmek ve yapılan işin anlamını görebilmek. Literatürde bu son etkene şefkat doyumu denir: yardım etmenin kişiye verdiği tatmin, ikincil travmaya karşı önemli bir tampondur.
İkincil Travmanın Belirtileri
İkincil travmanın belirtileri, travmayı doğrudan yaşayan kişilerde görülen travma sonrası stres belirtilerine benzer. Farkı, istemsiz görüntülerin ve anıların kişinin kendi yaşadıklarına değil, dinlediği ya da gördüğü olaylara ait olmasıdır.
Yeniden yaşantılama
- Dinlenen hikâyelerin ya da görülen sahnelerin istemsizce, sık sık zihne gelmesi
- Bu olaylarla ilgili kâbuslar
- Benzer bir haber, koku ya da ses karşısında birden gelen yoğun sıkıntı ve bedensel tepki (çarpıntı, mide kasılması)
Kaçınma
- Belirli konuları konuşmaktan, belirli dosyalara ya da hastalara bakmaktan kaçınma
- Haberleri, filmleri ya da kalabalık yerleri tamamen hayattan çıkarma
- İşe gitmeyi erteleme, mesleği bırakmayı sık sık düşünme
Düşüncelerde ve duygularda değişim
- Dünyanın güvensiz, insanların tehlikeli olduğuna dair inançların güçlenmesi
- Çocuklar ya da yakınlar için aşırı koruyucu hâle gelme
- Duygusal uyuşma; eskiden dokunan şeylere hiçbir şey hissetmeme
- Suçluluk ("daha fazlasını yapmalıydım") ve yetersizlik duyguları
- Kendi yaşamındaki olağan sıkıntılara karşı sabırsızlık ("bunlar dert mi?")
- Keyif alınan şeylerden uzaklaşma, sevdiklerinden kopma
Sürekli tetikte olma
- Uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük
- Çabuk irkilme, sinirlilik, öfke patlamaları
- Dikkati toplayamama, unutkanlık
- Bedende sürekli gerginlik; baş ağrısı, kas ağrıları, sindirim sorunları
Davranışlarda
- Alkol, sigara ya da başka maddelerle rahatlamaya çalışma
- Aşırı çalışma ya da tam tersine işten tamamen kopma
- Sosyal geri çekilme
Bu belirtilerin bir kısmı, yoğun bir olayın ardından ilk günlerde ve haftalarda beklenen tepkilerdir ve çoğu kişide zamanla azalır. Belirtiler bir aydan uzun sürüyorsa, yoğunlaşıyorsa ya da iş ve ilişkileri belirgin biçimde etkiliyorsa destek almanın zamanı gelmiştir.
Travma Yaşayan Birinin Yakınıysanız
İkincil travma yalnızca mesleki bir risk değildir. Travma sonrası stres yaşayan bir eşle, çocukla ya da anne babayla yaşamak da zamanla yorucu olabilir. Partnerin kâbusları, öfke patlamaları, geri çekilmesi ya da sürekli tetikte olması, evdeki herkesin gerginliğini artırır. Yakınlar bazen onun yaşadıklarını o kadar çok dinler ve o kadar çok düşünür ki kendi uykuları ve iç huzurları da bozulur.
Bunu söylemek, travma yaşayan kişiyi suçlamak anlamına gelmez. Amaç, bakım verenin de bir insan olduğunu ve desteğe ihtiyaç duyabileceğini görmektir:
- Dinlemek ile her ayrıntıyı üstlenmek farklıdır. Yakınınızın anlatmak istediklerini dinleyebilirsiniz; ama olayın her ayrıntısını tekrar tekrar sormanız ya da zihninizde canlandırmanız gerekmez.
- Kurtarıcı rolünü bırakın. Onun iyileşmesi sizin sorumluluğunuz değildir. Profesyonel destek almasını önermek ona olan ilginizin azaldığı anlamına gelmez.
- Kendi yaşamınızı sürdürün. Arkadaşlarınızı görmek, keyif aldığınız şeyleri yapmak ya da gülmek ona ihanet değildir.
- Siz de konuşun. Yükü tek başınıza taşımayın; güvendiğiniz biriyle ya da bir uzmanla konuşmak sizin de hakkınızdır.
Bir yakınını kaybetmiş birine eşlik ediyorsanız, yas süreci yazısı yas tepkilerini ve yakınların neler yapabileceğini ayrıntılı anlatıyor.
Haberler, Sosyal Medya ve Dolaylı Maruziyet
Büyük felaketlerden sonra birçok insan saatlerce haber izler, sosyal medyada görüntüleri tekrar tekrar açar. Bu merak ve kaygı son derece anlaşılırdır: belirsizlik karşısında zihin bilgi toplayarak kontrol kazanmaya çalışır. Ancak araştırmalar, maruziyetin dozunun önemli olduğunu gösteriyor. ABD'de 2013 Boston Maratonu saldırısının ardından yapılan geniş bir çalışmada, ilk haftada günde altı saat ve üzeri medya takibi yapanlarda akut stres belirtilerinin, olay yerinde bulunan kişilerden bile daha yüksek olduğu bulundu.
Haberi takip etmek ile haberde yaşamak arasındaki farkı gözetmek için:
- Haberlere gün içinde bir ya da iki kısa zaman ayırın; ekranı arka planda sürekli açık bırakmayın.
- Görüntü yerine yazılı haberleri tercih edin; özellikle yatmadan önce görüntülü içerikten uzak durun.
- Çocukların yanında afet ve şiddet görüntüleri açmayın.
- Bir gönderiyi paylaşmadan önce "bu bilgi birine yardım edecek mi?" diye sorun.
- Yardım etmek istiyorsanız, izlemek yerine somut bir şey yapmayı seçin (bağış, gönüllülük, bir tanıdığı arama). Somut bir eylem, çaresizlik duygusunu azaltır.
İkincil Travma ile Başa Çıkma Yolları
1. Belirtilerinizi ciddiye alın
İkincil travma yaşayan kişiler çoğu zaman kendi tepkilerini küçümser: "Asıl acıyı yaşayan ben değilim, şikâyet etmeye hakkım yok." Oysa acıları kıyaslamak kimseye yardımcı olmaz. Etkilendiğinizi kabul etmek, önlem almanın ilk adımıdır.
2. İş ile ev arasında bir geçiş kurun
Gün boyu dinlenen ya da görülen şeylerin eve taşınmaması için küçük bir geçiş ritüeli işe yarar: iş kıyafetini değiştirmek, eve yürüyerek dönmek, arabada birkaç dakika sessizce oturmak, günün sonunda "bugün yaptığım ve yetmeyen şeyleri" bir kâğıda yazıp işte bırakmak. Beyne "o iş bitti" sinyalini veren her şey yardımcı olabilir.
3. Maruziyetin dozunu ayarlayın
Mümkünse ağır dosyaları, zor hastaları ya da travmatik içerikleri gün ve hafta içinde dağıtın; üst üste yığmayın. Çalışmanın dışında kalan zamanda gönüllü olarak ek travmatik içeriğe (belgesel, gerçek suç yayınları, sosyal medya görüntüleri) maruz kalmayı sınırlayın.
4. Bedeni ihmal etmeyin
Düzenli uyku, beslenme ve hareket, stres sisteminin yeniden dengelenmesi için temel koşuldur. Uyku bozulmuşsa önce onu korumaya çalışın: sabit uyku saatleri, yatmadan önce ekran ve haberden uzak bir saat, gece uyanınca yatakta saatlerce kalmamak.
5. Yalnız taşımayın
Konuşmak, yükü paylaşmanın en eski yoludur. Meslektaşlarınızla ya da güvendiğiniz biriyle yaşadıklarınızı, ayrıntılara boğulmadan ama duygularınızı saklamadan paylaşın. Ruh sağlığı çalışanları için düzenli süpervizyon ve vaka danışmanlığı, ikincil travmaya karşı en önemli koruyuculardandır.
6. İyi hissetmeye izin verin
Başkalarının acısıyla çalışan kişiler bazen kendi mutluluklarından suçluluk duyar. Oysa neşe, dinlenme ve keyif, bu işi uzun süre sürdürebilmenin koşuludur. İş dışında sizi besleyen ilişkilere, hobilere ve anlam kaynaklarına bilinçli olarak yer açın.
7. Alkolle rahatlamaya dikkat edin
Zor bir günün ardından alkol kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir ama uykuyu bozar, kaygıyı ertesi gün artırır ve zamanla alışkanlığa dönüşebilir. Rahatlamak için giderek daha fazla içtiğinizi fark ediyorsanız bu bir uyarı işaretidir; alkol bağımlılığı sayfası bu konuda yol gösterebilir.
Kurumlar Ne Yapabilir?
İkincil travma yalnızca bireysel bir sorun değildir; çalışma koşullarıyla yakından ilişkilidir. Bu nedenle korunmanın önemli bir kısmı kurumların sorumluluğundadır:
- Düzenli süpervizyon ve ekip içi paylaşım: Zor vakaların konuşulabildiği, "etkilendim" demenin zayıflık sayılmadığı bir ortam.
- İş yükünün dengelenmesi: Travmatik vakaların aynı kişide yığılmaması, vardiya ve dinlenme sürelerine uyulması.
- Eğitim: Çalışanların ikincil travmanın belirtilerini tanıması ve erken fark etmesi.
- Akran desteği ve psikolojik destek erişimi: Gerektiğinde gizlilik içinde başvurulabilecek bir destek yolu.
Bir not: Büyük bir olaydan hemen sonra herkese uygulanan, olayı ayrıntılı biçimde anlattırmaya dayalı tek oturumluk "psikolojik debriefing" uygulamalarının travma sonrası stresi önlediği gösterilmemiştir ve İngiltere'nin ulusal sağlık kılavuzu (NICE) bu amaçla önermez. Bunun yerine, temel ihtiyaçların karşılanmasına, pratik desteğe ve kişinin kendi hızında konuşabilmesine odaklanan psikolojik ilk yardım yaklaşımı ve belirtilerin izlenmesi önerilir.
Terapide İkincil Travma Nasıl Çalışılır?
Terapide önce belirtilerin ne kadar yoğun olduğu, ne zamandır sürdüğü ve kişinin kendi geçmişindeki travma ve kayıplarla nasıl bağlantılandığı değerlendirilir. Çalışma genellikle şu başlıkları içerir:
- Psikoeğitim: Yaşanan tepkilerin anlaşılır ve beklenen tepkiler olduğunu görmek; "çıldırıyorum" ya da "bu işe uygun değilim" gibi yorumların yerini daha gerçekçi bir anlayışın alması.
- Beden ve uyku düzenlemesi: Sürekli tetikte olma hâlini azaltmaya yönelik nefes, gevşeme ve uyku düzeni çalışmaları.
- Düşüncelerle çalışmak: "Dünya tamamen güvensiz", "Daha fazlasını yapmalıydım", "Ben iyi olursam ona haksızlık etmiş olurum" gibi inançları incelemek.
- Sınırlar ve öz bakım planı: İş ile özel yaşam arasındaki sınırları, maruziyeti ve destek kaynaklarını somut bir plana dönüştürmek.
- Travma odaklı çalışma: Belirtiler travma sonrası stres bozukluğu düzeyine ulaşmışsa, uluslararası kılavuzlarda önerilen travma odaklı bilişsel davranışçı terapi kullanılır. Bu çalışmada kişinin zihnine takılan görüntü ve anılar güvenli bir çerçevede ele alınır.
Belirtiler depresyonla birlikte seyrediyorsa depresyon sayfasına da göz atabilirsiniz. Uyku uzun süredir ciddi biçimde bozuksa ya da belirtiler günlük işlevi belirgin biçimde kısıtlıyorsa psikiyatri değerlendirmesi de önerilir; psikologlar ilaç yazmaz. İki meslek arasındaki farkı psikolog mu, psikiyatrist mi? yazısında bulabilirsiniz.
Yoğun ve düzensiz çalışan sağlık ve afet çalışanları için online terapi, seansları iş programına sığdırmayı kolaylaştırabilir.
Kendinize Sorabileceğiniz Sorular
Aşağıdaki sorular yalnızca durumunuzu fark etmenize yardımcı olmak için hazırlandı. Bu liste bir tanı aracı değildir ve puanlaması yoktur. Araştırmalarda ve kurumlarda İkincil Travmatik Stres Ölçeği ya da Profesyonel Yaşam Kalitesi Ölçeği (ProQOL) gibi araçlar da kullanılır; bunların sonucu da tek başına tanı koydurmaz.
- Dinlediğim ya da gördüğüm olaylar, istemediğim hâlde sık sık aklıma geliyor mu?
- Bu olaylarla ilgili kâbuslar görüyor ya da uykuya dalmakta zorlanıyor muyum?
- Belirli konulardan, dosyalardan, kişilerden ya da haberlerden kaçınmaya başladım mı?
- Dünyaya ve insanlara karşı eskisinden daha güvensiz ya da şüpheci miyim?
- Eskiden bana dokunan şeylere artık hiçbir şey hissetmiyor muyum?
- Yakınlarıma karşı daha sabırsız, sinirli ya da uzak mıyım?
- Rahatlamak için alkole ya da başka maddelere daha sık başvuruyor muyum?
- İşimi bırakmayı eskisinden daha sık düşünüyor muyum?
Bu sorulardan birkaçına "evet" diyorsanız, yaşadıklarınızı bir uzmanla konuşmak iyi bir başlangıç olabilir.
Ne Zaman Yardım Almalı?
Belirtiler bir aydan uzun süredir devam ediyorsa, uykunuz, işiniz ya da ilişkileriniz belirgin biçimde etkileniyorsa, işinize eskisi gibi odaklanamıyorsanız ya da rahatlamak için giderek daha fazla alkole veya başka maddelere ihtiyaç duyuyorsanız bir klinik psikologla görüşmek faydalı olur. Kendi geçmişinizdeki bir travmanın yeniden canlandığını fark ettiyseniz de destek almak önemlidir. İkincil travma erken fark edildiğinde, çoğu zaman görece kısa bir çalışmayla belirgin rahatlama sağlanabilir.
Umutsuzluk ağırlaştığında beklemeyin. Yaşadıklarınız "artık dayanamıyorum", "yaşamak istemiyorum" duygularına dönüştüyse beklemeden destek alın. Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleriniz varsa 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.
Bu Konuda Nasıl Çalışıyorum
Travma sonrası stres ve ikincil travmayla çalışırken bilişsel davranışçı terapiyi temel alıyorum. DATEM'de Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu'ndan aldığım Bilişsel ve Davranışçı Terapiler Eğitimi'nin "Travma Sonrası Stres Bozukluğu" modülü ile B&S Psikoloji'deki "Kayıp, Travma ve Yas Terapisi Eğitimi" bu alandaki çalışmamın dayanağıdır. Eğitimlerimin tamamını hakkımda sayfasında görebilirsiniz. İstanbul Anadolu Yakası'nda yüz yüze görüşme için Pendik ve Ümraniye sayfalarına göz atabilirsiniz.
Kaynaklar
- American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed., text rev.; DSM-5-TR). Travma sonrası stres bozukluğu, A ölçütü.
- Figley, C. R. (Ed.). (1995). Compassion Fatigue: Coping with Secondary Traumatic Stress Disorder in Those Who Treat the Traumatized. Brunner/Mazel.
- McCann, I. L., & Pearlman, L. A. (1990). Vicarious traumatization: A framework for understanding the psychological effects of working with victims. Journal of Traumatic Stress, 3(1), 131–149.
- Bride, B. E., Robinson, M. M., Yegidis, B., & Figley, C. R. (2004). Development and validation of the Secondary Traumatic Stress Scale. Research on Social Work Practice, 14(1), 27–35.
- Holman, E. A., Garfin, D. R., & Silver, R. C. (2014). Media's role in broadcasting acute stress following the Boston Marathon bombings. Proceedings of the National Academy of Sciences, 111(1), 93–98.
- National Institute for Health and Care Excellence. (2018). Post-traumatic stress disorder (NICE guideline NG116).
- World Health Organization, War Trauma Foundation, & World Vision International. (2011). Psychological First Aid: Guide for Field Workers. WHO.
Sıkça Sorulan Sorular
İkincil travma nedir?
İkincil travma, travmatik bir olayı kendisi yaşamamış ama travma yaşayan birini dinleyen, ona bakım veren ya da olayın ayrıntılarına tekrar tekrar maruz kalan kişilerde ortaya çıkan travma sonrası stres tepkileridir. Sağlık çalışanları, psikologlar, arama kurtarma ekipleri, sosyal hizmet çalışanları ve travma yaşayan birinin yakınları en sık etkilenen gruplardır.
Haberlerden etkilenmek ikincil travma mıdır?
Afet ya da şiddet görüntülerini uzun süre izlemek belirgin bir stres, uykusuzluk ve kaygı yaratabilir ve bu tepkiler gerçektir. Ancak tanı sistemleri, iş gereği olmadığı sürece yalnızca televizyon ya da sosyal medya yoluyla maruz kalmayı travma sonrası stres bozukluğu ölçütü olarak kabul etmez. Yine de belirtiler haftalardır sürüyor ve günlük yaşamınızı etkiliyorsa bir uzmanla konuşmak faydalı olur.
Şefkat yorgunluğu nedir?
Şefkat yorgunluğu (eşduyum yorgunluğu), acı çeken insanlara uzun süre yardım etmenin yol açtığı duygusal ve bedensel tükenmedir. Kişi eskisi kadar şefkat hissedemediğini, duygusal olarak uyuştuğunu ya da işine karşı soğuduğunu fark eder. İkincil travmatik stres ve tükenmişliğin bir arada görüldüğü bir tablo olarak tanımlanır.
İkincil travma ile tükenmişlik aynı şey mi?
Hayır. Tükenmişlik iş yükü, destek eksikliği ve kontrol duygusunun azalması gibi çalışma koşullarından kaynaklanır ve yavaş gelişir. İkincil travma ise özellikle travmatik içeriğe maruz kalmakla ilişkilidir; kâbus, istemsiz görüntüler ve sürekli tetikte olma gibi travma sonrası stres belirtileri taşır ve bazen tek bir yoğun maruziyetten sonra birden ortaya çıkabilir. İkisi aynı kişide birlikte de görülebilir.
İkincil travma geçer mi?
Çoğu kişide belirtiler, maruziyet azaldığında, yeterli dinlenme ve sosyal destekle zamanla hafifler. Belirtiler bir aydan uzun sürüyor, yoğunlaşıyor ya da işinizi ve ilişkilerinizi belirgin biçimde etkiliyorsa travma odaklı bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemlerle etkili biçimde çalışılabilir.
Travma yaşayan birine destek olurken kendimi nasıl korurum?
Dinlemek ile her ayrıntıyı üstlenmek arasındaki farkı gözetin; kendi uykunuzu, beslenmenizi ve dinlenme zamanınızı koruyun; yükü tek başınıza taşımayın ve sizin de konuşabileceğiniz birini bulun. Yakınınıza profesyonel destek almasını önermek ona olan ilginizin azaldığı anlamına gelmez, ikinizi de korur.
Seanslar nerede yapılıyor?
İstanbul'da iki ofiste yüz yüze, Türkiye ve Avrupa'dan online.




